Giriş

Giriş

0 344 225 83 00   |    

Sekretuvar Otitis Media / Otitis Media (Kulak Nezlesi)

04 Nis

Sekretuvar Otitis Media / Otitis Media (Kulak Nezlesi)

İlk kez Politzer tarafından 1867 tarihinde tanımlanmıştır.

Çeşitli nedenlerle ortakulağa, ateş gibi enfeksiyon bulguları oluşmadan, sıvı birikmesidir. Bu sıvı önce akışkan iken, bir süre sonra yapışkan ve yarı akışkan bir hal alır. Akışkan halde iken duyma kaybı azdır, sıvı nitelik değiştirip katılaştıkça duyma kaybı artar.

Kulak nezlesi akademik anlamda üç döneme ayrılır. İlk üç haftalık olgular “Akut Seröz Otit”; üç aya kadar süren olgulara “Subakut Seröz otit”; üç aydan uzun süren olgulara “Kronik seröz otiti” denir.

Her ne kadar bu tanımlama akademik anlamda kolaylık sağlıyorsa da, bu aslında bir süreçtir. Yakalanmayıp tedavi edilemeyen problemler ilerler ve bazı komplikasyonlarla sonuçlanır.

Çocukluk çağında en sık görülen rahatsızlıklardan biridir. Yapılan bir çalışmada 6 - 12 yaş grubundaki insanların %22'sinde olduğu saptanmıştır. En fazla 6 ay - 2 yaş aralığında görülür.

Nedenleri

Üst solunum yolları enfeksiyonları, solunum yolları enfeksiyonlarında nazofarinkste ödem oluşması ve inflamasyon mukosilier sistemin fonksiyon bozukluğuna neden olabilir, östaki kanalı fonksiyon bozukluğuna neden olarak seröz otite neden olabilir.

Akut otit sonrası bazı hastalarda seröz otit ortaya çıkabilir. Bu vakalarda medikal tedavi daha başarılıdır.

Allerjik rinit sonrası, ortaya çıkan östaki kanal fonksiyon bozukluğu ve alerji reaksiyonu sonucu ortaya çıkan mediatörler seröz otite neden olabilir. Bazı hastalarda nazal mukozada oluşan alerjik reaksiyonda hedef organ ortakulak mukozasıdır. Alerji reaksiyonu oluşur ve seröz otit sürecini başlatır.

Mastoid sistem havalanma azlığı seröz otit oluşmasına zemin hazırlar.

Nazofaringeal adenoid dokusunun östaki kanalında ödem ve fonksiyon bozukluğuna neden olarak seröz otite neden olabilir.

Sila sistemini tutan hastalıklar; immotil silia sendromlarında seröz otit sık raslanan bir durumdur.

Sürfaktan eksikliği, Barotravma, nazofarinks tümörleri, nazofarinkse radyoterapi uygulanması, yarık damak, down sendromu gibi olgularda da seröz otit sık rastlanır.

Klinik

Çocukluk çağı hastalığıdır. Bu hastalarda kulak akıntısı, kulak ağrısı, ateş olmaz. Muayenede kulak zarında kızarma olmaz. Hastalarda daha çok kulak tıkanıklığı şikayeti vardır. Kendini ifade edemeyecek kadar küçük çocuklar, bu nedenden dolayı kulaklarıyla oynarlar. Ebeveynler Çocukların kendisini anlamadığını, seslenmelerine cevap vermediklerini, televizyonu çok açtığını söyler. Erken bebeklik çağında gelişmiş vakalarda konuşma gecikir. Eğer düzelme olmamışsa çocuk konuşmayı öğrenemez. İçine kapanır. Konuşmayı öğrenmiş çocuklar yüksek ses tonuyla konuşmaya başlar. Eğer hastalık tek taraflı ise bu bulgulardan hiç biri olmaz. Hastalarda kulak akıntısı olmadığı için ebeveynler bu bulguları değerlendirememişse, düşünüp hekime başvurması mümkün olmaz.

Okulçağı çocuklarda derslerde başarı belirgin şekilde düşer.

Yapılan bazı çalışmalar; Adenoid hipertrofisi (geniz eti) varlığının hastalığın ortaya çıkma riskini artırdığını ortaya koymuştur.

Tanı

Genellikle erken çocukluk çağında ortaya çıkan, sesiz ve sinsi seyreden bir hastalık olduğu için, tanı konması oldukça zordur. Hastaların çoğunda genel Kulak burun boğaz muayenesi sırasında tanınır. Muayenede, kulak zarı mat olduğu için, tanı konma güçlükleri doğurur.

Muayenede; Genellikle burun mukozası ödemlidir. Adenoid varsa hastalar ağzı açık uyuyor olabilir. Kulak zarı mat ve hafifte olsa retraktedir.

Kesin tanı odyoloji ile konur. Hastalar safses odyometriye uyum sağlayamayacak yaşta ise timpanometri yegane tanı aracıdır.

Komplikasyonlar

Tedavi edilmeyen vakalarda kulak zarında atrofi, kulak zarında yırtılma, retraksiyon cebi, atelektazi, kemikçik zincirde fonksiyon bozukluğu, iletim tipi işitme kaybı, ileri vakalard Sensorial tip işitme kaybı, Konuşma bozuklukları, içe kapanma, öz güven sorunları, kemikçik zincirde erime, kolesterol granülom, kolesteatom, kronik aktif otit, latent mastoidit gibi komplikasyonlar gelişir.

Tedavi

A- MEDİKAL TEDAVİ

Hemofilus influenza ve Moraxella kataralis düşünülerek antibiyotik seçilmelidir. Halen altın sıtandart amoksisilin+klavunik asit kombinasyonudur. Trimetoprim+sülfametoksazol kombinasyonu, makrolidler ve ikinci kuşak sefalosporinler tercih edilebilir. Özellikle sefprozilin ortakulağa iyi penetre olduğu bildirilmiştir.

Mukolitikler, steroidli spreyler, antihistaminikler tedaviye eklenebilir. Sürfaktanın inhalasyon yoluyla uygulanmasıyla başarılı sonuçlar alındığı bildirilmiştir.

Etkileri sınırlı olsa da balon şişirme, valsalva manevrası. Sakız çiğnemede tavsiye edilebilir.

B- CERAHİ TEDAVİ

Bu hastalar yakın takibe alınmalıdır. Üç aydan uzun süren hastalar kronik hasta grubuna giriyorsa da hastalığın irreversibl döneme girmesi veya komplikasyonlara dönüşmesi biraz daha uzun süre alır. Hastanın çocuk olması nedeniyle eğitim durumu, erken bebeklik döneminde konuşmayı öğrenme çağında olması nedeniyle, uygun bir zaman tasarlayarak hastanın sağlıklı gelişmesi sağlanmalıdır.

Cerrahi tedavide miringotomiden mastoidektomiye geniş yelpazede uygulamalar yapılmışsa da, ventilasyon tüpü uygulanması halen vaz geçilmez uygulamadır. Hasta iki yaşından büyükse, östaki fonksiyonunu bozan adenoid dokusu var ise ventilasyon tüpü uygulamasına adenoidektomi operasyonu ilave edilebilir.

Ventilasyon tüpleri yaklaşık 4 aylık süre sonunda atılıp kulak kanalına düşer. Bu süre zarfında tüplerin kanalı tıkanabilir, hastada dışkulak yolu enfeksiyonu gelişebilir veya ortakulağın imflamatuvar hastalıklarından biri nüks edebilir. Bu problemlerin izale edilebilmesi için hasta aylık kontrollere çağrılmalıdır.

Yapılan çalışmalar Ventilasyon tüpünün üç hafta süreyle yerinde kalması durumunda, hastalık sonucu oluşan anomalilerin geri döndüğü saptanmıştır. Vücut ventilasyon tüpünü atamamışsa bir yıllık süre sonunda tüpler alınabilir. Bu hastaların küçük bir kısmında gereklidir. Bazen sık nüks eden seröz otit vakalarına raslanabilir. Bu vakalarda kalıcı “T” tüp takılması daha üstün bir seçenek olabilir.

Bu metin akademik bir yazı olmaktan çok, hastaları aydınlatmayı amaçlamıştır.

Okunma 286 defa Son Düzenlenme Çarşamba, 04 Nisan 2018 11:11
Uzm. Dr. Hanifi DAĞOĞLU

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı

Özel Devakent Hastanesi

Eposta This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.
Yorum eklemek için giriş yapın
Bottom Logo

Özel Devakent Hastanesi 2010 yılında faaliyetine başlamış, aynı yıl TSE Kalite Belgesi İSO 9001:2008'i almaya hak kazanmıştır.

Alanında uzman doktorları, bilgi ve birikimlerini yakın ilgi ile birleştiren sağlık personeli ve yüksek sağlık standartları ile hizmet vermektedir.

Sosyal Ağlar:

BİZE ULAŞIN

  • Adres:

    Merkez Otobüs Durağı Arkası Merkez / KAHRAMANMARAŞ

  • İletişim:

     +90 344 225 83 00

     +90 344 225 83 03

     bilgi@devakent.com.tr